Site Rengi

DOLAR 7,9654
EURO 9,4502
ALTIN 487,35
BIST 10,4172
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 32°C
Az Bulutlu

Kaşıkçı: Üreticilerimiz korunmalıdır

Kaşıkçı: Üreticilerimiz korunmalıdır
Emre Emlak
25.08.2020
55
A+
A-

Milliyetçi Hareket Partisi Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında pamuk ve zeytin üreticilerinin sorunlarını paylaştı. Vekil Kaşıkçı basın toplantısında, “Hatay’da yaklaşmakta olan Zeytin ve Pamuk Hasadı ile ilgili bazı tespitlerimizi sizler aracılığı kamuoyu ile paylaşmak isterim. Öncelikle Zeytin üreticilerimizin sıkıntı ve talepleri ile sözlerime başlamak istiyorum. Hatay Zeytin üretimi noktasında geçtiğimiz yıl itibari ile Türkiye’de 6. Sırada yer almaktadır. Yine zeytinyağı üretiminde ise Türkiye üretiminin nerede ise tek başına %15İni ilimiz karşılamaktadır. Bu rakamlar dahi sektör de Hatay’ın ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu göstermektedir. Bölgemizdeki zeytin üreticimizin en büyük problemi Afrin bölgesinden ülkemize giren zeytinyağının kendi iç piyasamızda üreticimiz aleyhine oluşturduğu durumdur. 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı kararı ile Afrin bölgesindeki zeytinyağının Türkiye getirilip işlenip 90 gün içerisin de de başka bir ülkeye ihraç edilmesinin önünü açılmıştır. Bu karar ile birlikte Afrin bölgesindeki Zeytinyağını Türkiye getirme yetkisi Tarım Kredi Kooperatiflerine verilmiştir. Türkiye de Zeytinyağı ihracatı yapan firmalar ise taleplerini Tarım Kredi Kooperatiflerine bildirip istediği miktarda Zeytinyağı almaya başlamışlardır. Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile Afrin bölgesindeki zeytinyağı Türk firmaları tarafından getirilip işlenmeye alınmış, iç piyasada kullanılmadan 90 gün içerisinde başka bir ülkeye gönderilmeye başlanmıştır. İlk başta ülkemiz açısından önemli bir girdi olacağı düşünülen bu ticarette zaman içerisinde uygulamadaki bazı eksiklikler yüzünden kendi yerli üreticilerimizin sıkıntı yaşamasına sebep olmuştur. Afrin bölgesinden başka bir ülkeye ihraç edilme şartıyla ülkemize getiren zeytinyağı kendi iç piyasamızdaki zeytinyağı fiyatlarını olumsuz etkilemiş ve fiyatların düşmesine sebep olmuştur. Bu da binlerce zeytin üreticimizin mağdur olmasına yol açmıştır. Birkaç büyük zeytinyağı firmasının yüksek miktarlarda kazanç elde etmesine karşılık binlerce zeytin üreticimiz mağdur edilmiş ve beklentilerinin çok altına ürünlerini satmak zorunda kalmıştır. Zeytinden başka bir geçim kaynağı olmayan, nerede ise tüm geçimini zeytin ile karşılayan bu yolla çocuklarını okutan, evlendiren ve hayatlarını idame eden zeytin üreticilerimizi birkaç büyük firmanın elde edeceği yüksek kazançlara terk edemeyiz.

Zeytin üreticilerimizi mağdur eden bu konu ile ilgili çözüm önerilerimiz ise şu şekildedir.

defne-arcelik

AFRİN’DEN GELEN ZEYTİNYAĞLARININ TESTLERİ YAPILMALIDIR

Afrin’den Türkiye getirilen zeytinyağının laboratuvar testleri muhakkak suretle yapılmalıdır. Testi yapılmayan yağın Türkiye girişine izin verilmemelidir. Afrin’den zeytinyağı getiren firmaların bu ürünü iç piyasaya sokmasının önüne kati süreçle geçilmelidir. Tarım Kredi kooperatiflerinin bu ticarette üstlenmiş olduğu rol aynı zamanda üretici ve kamu yararını gözetmek olmalıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı bu şekilde zeytinyağı getiren firmaları sıkı denetim altına almalıdır. Afrin Bölgesinden getirilen zeytinyağının Türkiye ye giriş tarihi yerli üreticimizin elindeki ürünü satabildiği dönemden sonra bir zaman dilimine denk getirilmelidir. Kısaca kendi yerli üreticimizin hiç değilse elindeki ürünü pazarlaması sonrası Afrin yağının Türkiye’ye girişi sağlanmalı. Zeytin ile ilgili bir diğer problemiz ise ilimiz içerisinde bulunan ilçelerde ki farkı destekleme hesap yöntemleridir. Örneğin zeytin üretimi yapılan ilçelerimizde destekleme miktarları belirlenirken ağaç başına ürün miktarları göz önüne alınarak hesaplama yapılıyor. Bu hesaplama yapılırken Altınözü ilçemizde ağaç başına 80 kg ürün alınacağı, başka ilçelerimizde ise bu miktarın ağaç başına 100-120 kg olacağı planlanarak hesaplamalar yapılıp desteklemeler bu şekilde dağıtılıyor. Yapılan bu hesaplama yöntemi ile Altınözü ilçemizdeki zeytin üreticilerimiz mağdur edilmekte diğer ilçelerimize nazaran alacakları destekleme yarıya düşmektedir. Altınöz’ündeki zeytin üreticilerimizin talebi destekleme fiyatları belirlenirken ilçeler arasındaki bu dengesizliğin giderilmesi Altınöz ününde diğer ilçelerdeki zeytin üreticileri kadar destekleme almalarıdır.

HEDEFİMİZ ÇİFTÇİLERİMİZİN MEMNUN OLMASIDIR

Ülkemiz ve ilimiz için önemli bir tarım ürünü olan pamuk hasadı başlamadan önce üreticilerimizin bazı taleplerini yine sizlerle paylaşmak istiyorum. 2023 yılına yaklaşırken pamuk hedefimizin şu şekilde olmasını çok arzu ediyoruz. Pamuk üretimi-tüketimini karşılayan, pamuk ithal etmeyen hatta yeniden pamuk ihraç eden ülke. Bu hedef etrafında menzile ulaşmak için ise önceliğimiz daha fazla pamuk ekimi teşvik etmek ve her şeyden önemlisi çiftçinin bu üretimden memnun kalmasıdır. O yüzden bu hedefe ulaşmak isteyen bir ülke olarak önceliğimizin pamuk üreticilerimizin yani çiftçilerimizin memnuniyeti olmalıdır. 2019 yılı pamuk üretim ve tüketim miktarlarına bakılınca lifli pamuk üretiminde bir önceki yıla göre düşüş tüketimde ise artış olduğu gözlenmektedir. 2019/20 sezonunda ülkemiz lif pamuk üretimi bir önceki sezona göre %16 azalışla 815 bin ton olarak tahmin edilmekte olup Pamuk tüketim oranımız ise yine bir önceki yıla göre %6 artışla 1 milyon 633 bin tona çıkmıştır. Nerede ise ürettiğimiz pamuk kadar dışarıdan pamuk ithal ediyoruz. Bu rakamlarla ile geçen yıl pamuk ithal eden ülkeler sıralamasında Türkiye 5.sırada yer aldı. Geçen yıl ithal ettiğimiz pamuk için ödediğimiz miktar 1 milyar 572 milyon $ olarak gerçekleşmiştir. Değerli basın mensupları üretimimizi-tüketimimize eşitlemek hatta yeniden pamuk ihraç eden ülke konumuna gelmek adına bazı tespitlerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’nin pamuk üretiminin nerede ise tek başına %10 unu karşılayan ilimiz Hatay’da yaşanan güzel bir gelişme ile başlamak istiyorum. Pamuk üretimin de en önemli girdilerden biri olan sulama suyu masraflarını nerede ise sıfıra indirecek olan Reyhanlı Barajı tamamlanıp su tutmaya başlamıştır. Baraj da ki suyun çiftçilerimize ulaşması için kanal yapımına da ayrıca başlanmıştır. Kanal inşaatı bitip barajdaki suyun çiftçilerimize ulaşması ile birlikte çiftçilerimiz derin bir nefes alacağına inanmaktayız. Ancak bu işlem bitene kadar derin kuyular aracılığı ile ürünü sulayan çiftçilerimizin elektrik faturalarında ki KDV tutarının düşürülmesi pamuk ekimi yapan çiftçilerimiz için can suyu olacaktır. Ayrıca Çiftçilerimize özel elektrik faturalarının mahsul de ödenmesi ile ilgili bir düzenlemeye acil ihtiyaç duyulmaktadır. Destekleme fiyatlarının artışı ise pamuğa karşı ilginin tekrar artmasına yarayıp ithalatın düşmesi için önümüzde iyi bir fırsat olarak durmaktadır. Pamuk üretim maliyetinin özellikle son 3 yıldır en çok arttığı kalemin zirai ilaç olduğu dikkate alınarak, bu sorunlara hızlı ve etkin çözümler getirmek üzere zirai ilaçlardaki KDV den indirim yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.